Kişi özgürlüğü ve güvenliği, hem ulusal hem de uluslararası hukukta en temel insan hakları arasında yer alır. Anayasa’nın 19. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesi bu hakkı güvence altına almıştır. Türk Ceza Kanunu’nda da (TCK) bireylerin özgürlüğünü koruyan özel düzenlemeler bulunmaktadır. Bunlardan en önemlilerinden biri, TCK m.109’da yer alan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçudur.
Bu suç, bir kişinin rızası dışında, hukuka aykırı biçimde özgürlüğünden mahrum bırakılması hâlinde gündeme gelir. Fail açısından ciddi hapis cezaları öngörülmüş olması, özgürlüğün korunmasına verilen önemi göstermektedir.
Suçun Unsurları
Hukuki Değer
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuyla korunmak istenen çeşitli hukuki değerler vardır. Bunlardan bazıları bireyin seyahat özgürlüğü, hür iradesi ve özgürlük içinde yaşama hakkıdır.
Fail ve Mağdur
- Fail: Herkes olabilir. Bu suçun işlenmesi için özel bir sıfat veya yetki aranmaz.
- Mağdur: Özgürlüğü ihlal edilen herkes mağdur olabilir. Çocuk, yaşlı veya engelli kişiler söz konusu olduğunda suçun nitelikli hâli gündeme gelir.
Maddi Unsur
Fiil, mağdurun bir yere gitmesine engel olunması veya bir yerde kalmasına engel olunması şeklinde gerçekleşir. Örneğin:
- Bir kişinin evden çıkmasının engellenmesi,
- Zorla arabaya bindirilip alıkonulması,
- Kapalı bir mekânda tutulması.
Manevi Unsur
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yalnızca kasten işlenebilir. Fail, mağdurun özgürlüğünü bilerek ve isteyerek kısıtlamalıdır. Taksirle bu suçun oluşması mümkün değildir.
TCK m.109’da Düzenlenen Cezalar
Temel Hâl
TCK m.109/1: Bir kimseyi hukuka aykırı olarak hürriyetinden yoksun bırakan kişi, 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Nitelikli Hâller
TCK m.109/2: Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Aşağıdaki hâllerde ceza bir kat artırılır (TCK m.109/3):
- Silahla işlenmesi,
- Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi,
- Kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanarak işlemesi,
- Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi,
- Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı işlenmesi,
- Cinsel amaçla işlenmesi,
- Üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe karşı işlenmesi.
Ağır Neticeler
Eğer mağdur yaralanır veya başka suçlar işlenirse, fail ayrıca ilgili suçlardan da sorumlu tutulur (örn. kasten yaralama, tehdit).
Suçun Takibi ve Usul
Bu suç şikâyete bağlı değildir. Cumhuriyet savcısı, suçun işlendiğini öğrendiğinde re’sen soruşturma başlatır. Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, davayı düşürmez.
Ayrıca, uzlaştırmaya tabi de değildir. Bu da kamu düzenini ilgilendiren suçlardan biri olduğunun göstergesidir.
Yargıtay Uygulamaları
Yargıtay kararlarında şu kriterler öne çıkmaktadır:
- Mağdurun özgürlüğünün ciddi şekilde kısıtlanmış olması gerekir.
- Kısa süreli tartışmalarda kapının tutulması her zaman suç oluşturmaz.
- Ancak mağdurun fiilen serbest hareket etmesi engellenmişse suçun unsurları tamamlanır.
Bu yaklaşım, her olayın somut deliller ışığında değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Takipsizlik ve Yeniden Soruşturma
Delil yetersizliği nedeniyle Cumhuriyet savcısı, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verebilir. Ancak CMK m.172 uyarınca, yeni ve somut deliller ortaya çıkarsa soruşturma yeniden açılabilir. Bu düzenleme, özellikle mağdurlar açısından adaletin sağlanması için önemlidir.
Etkin Pişmanlık
Ceza hukukunda etkin pişmanlık, failin işlediği suçu işlemesinin ardından doğan olumsuz sonuçları ortadan kaldırarak pişmanlığını göstermesi anlamına gelir. Bu kurum, failin sonradan sergilediği davranışları dikkate alarak ceza sorumluluğunun hafifletilmesine veya ortadan kaldırılmasına imkân tanır.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için Yargıtay kararlarında bazı şartların bir arada bulunması gerektiği vurgulanmıştır:
1. Suçun Tamamlanmış Olması
Etkin pişmanlık, ancak suç tamamlandıktan sonra gündeme gelebilir. Fail, suç işleme hareketleri devam ederken mağduru serbest bırakırsa bu durum gönüllü vazgeçme olarak değerlendirilir.
2. Soruşturma Başlamadan Önce Serbest Bırakma
Failin, mağduru hakkında henüz soruşturma başlamadan serbest bırakması gerekir. Eğer olay adli merciler tarafından öğrenildikten sonra serbest bırakma gerçekleşirse etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaz. Bu durumda yalnızca cezada indirim yapılması ihtimali doğabilir.
3. Baskı Olmaksızın Serbest Bırakma
Mağdurun, fail tarafından kendi iradesiyle serbest bırakılması gerekir. Failin hangi sebeple böyle davrandığı önemli değildir; asıl şart, herhangi bir dış baskı ya da zorlamanın bulunmamasıdır.
4. Failin Bizzat Serbest Bırakması
Mağdurun kendi imkanlarıyla kaçması ya da kolluk güçlerinin kurtarması durumunda etkin pişmanlıktan söz edilemez. Ayrıca mağdur, “topluma karışabilecek bir şekilde” serbest bırakılmalıdır. Örneğin mağdurun çıplak ya da mağdur edici bir şekilde bırakılması kanunun öngördüğü anlamda serbest bırakma sayılmaz.
5. Güvenli Bir Yerde Serbest Bırakma
Fail, mağduru zarar görmeyeceği, istediği yere ulaşabileceği güvenli bir yerde bırakmalıdır. Mağdurun ıssız bir ormanda ya da yerleşim yerlerinden uzakta gece vakti bırakılması bu şartı karşılamaz.
6. Mağdura Zarar Vermemiş Olma
Son olarak, failin mağdurun vücut bütünlüğüne veya şahsına herhangi bir zarar vermemiş olması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2020/159 sayılı kararında da bu şart özellikle vurgulanmıştır.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Avukatın Rolü
Bu suçta mağdur veya şüpheli açısından profesyonel bir ceza avukatının desteği büyük önem taşır.
- Şüpheli bakımından: Haksız yere özgürlüğü kısıtladığı iddia edilen kişi için doğru savunma stratejisi hazırlanır.
- Mağdur bakımından: Delillerin korunması, itiraz hakkının kullanılması ve sürecin etkin ilerlemesi sağlanır.
Sık Sorulan Sorular
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda şikâyetten vazgeçme davayı düşürür mü?
Hayır. Bu suç şikâyete bağlı olmadığı için mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi davayı düşürmez. Savcılık kamu adına davayı sürdürür.
- Bu suçta ceza ertelenebilir mi?
Ertelenme, failin sabıkasız olması, cezanın belirli bir sınırın altında kalması ve mahkemenin takdiri ile mümkündür. Ancak nitelikli hâller söz konusuysa ceza yüksek olacağından erteleme ihtimali azalır.
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu adli para cezasına çevrilebilir mi?
Temel hâlde, mahkeme cezanın alt sınırdan verilmesi durumunda hapis cezasını adli para cezasına çevirebilir. Ancak nitelikli hâllerde ceza oranı yüksek olduğundan para cezasına çevirme çoğu durumda mümkün değildir.
- Suçun süresi önemli midir?
Evet. Kısa bir süreliğine dahi olsa mağdurun özgürlüğü ciddi biçimde kısıtlandıysa suç oluşur. Süre yalnızca cezanın takdirinde etkili olabilir.
- Mağdurun rızası varsa suç oluşur mu?
Hayır. Eğer kişi özgür iradesiyle kısıtlamaya rıza göstermişse suç oluşmaz. Ancak rızanın gerçek ve bilinçli olması gerekir.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Avukatı
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, bireyin en temel hakkı olan özgürlüğü koruyan hayati önemde bir düzenlemedir. TCK m.109’da öngörülen cezalar, bu hakkın ihlaline karşı ciddi yaptırımlar getirerek caydırıcılığı artırmayı amaçlamaktadır.
Ancak her somut olayın özellikleri farklıdır. Bu nedenle hem mağdurun hak kaybı yaşamaması hem de şüphelinin adil şekilde yargılanması için sürecin mutlaka bir ceza avukatı aracılığıyla yürütülmesi tavsiye edilmektedir.