Kasten Adam Öldürme Suçu ve Cezası

Kasten adam öldürme suçu kişiyi özgürlüğünden alıkoyan ağır bir suçtur. Çünkü niteliği itibariyle bir canlının yaşam hakkına bilerek ve isteyerek son verme niyeti taşıyan telafisi mümkün olmayan yok edici bir harekettir. Kişinin yaşama hakkına son vermesinin yanı sıra öldürülen kişinin geride bıraktığı ailesine, sevdiklerine yakınlarına derin bir elem veren ve bu kişileri maddi manevi zarara uğratan yıkıcı bir suçtur. Bu sebepledir ki ceza kanunları kasten adam öldürme suçuna en ağır yaptırımı öngörür.  Kasten adam öldürme suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun kişilere karşı suçlar olan ikinci kısmının hayata karşı suçlar adlı birinci bölümünde yer almaktadır. 81. Madde kasten adam öldürme suçunu tanımlarken 82. Madde ise suçun nitelikli hallerini tanımlamaktadır.

Kasten öldürme

Madde 81- (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

Nitelikli haller

Madde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;

a) Tasarlayarak,

b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,

c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak

suretiyle,

d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı,

e) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

f) Gebe olduğu bilinen kadına karşı,

g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla,(1)

i) (Ek:29/6/2005 – 5377/9 md.)Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle,

j) Kan gütme saikiyle,(2)

k) Töre saikiyle,(2)

İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

Eski Türk ceza kanunu olan 765 sayılı Türk ceza kanunun 448. Maddesinde ise birini kasten öldürmenin cezası olarak 24 seneden 30 seneye kadar ağır hapis cezasına çarptırılması öngörülmüştü. 765 sayılı Türk ceza kanununda Kasten öldürme suçunun nitelikli halleri ise 4493 ve 4504 Maddelerde öngörülmüştü. Yeni kanun eski olandan farklı olarak kasten öldürme suçunun cezasını müebbet hapis cezasıyla belirlemesinin yanı sıra suçun nitelikli hallerinde de önemli farklılıklarla düzenleme yapmıştır. Örneğin suçun töre saiki ile işlenmesi, hamile olduğu bilinen bir kadına karşı işlenmesi, çocuğa ya da da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi suçun nitelikli olarak işlendiğinin ilk defa kabul edilmiştir. Eski kanunda yer verilen zehirlemek suretiyle suçun işlenmesi gibi suçun nitelikli hallerine yeni kanunda da yer verilmemiştir.

Kasten öldürme suçu en değerli hak olan yaşama hakkına karşı bir suç olduğu için her şeyden önce korunması gerekir.  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de bu hakkı koruyarak taraflarına yükümlülükler vermektedir.  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini 2. Maddesi herkesin yaşama hakkının kanun tarafından korunduğunu ölüm cezasına hükmedilen kişinin infazı dışında hiç kimsenin kasten öldürülmeyeceğini belirtmektedir. Anayasamızın 17. Maddesinde ise herkesin yaşama hakkına sahip olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Kasten adam öldürme büyük bir suçtur. Suç ise yaptırımlarla cezalandırılan bir eylemdir. Bu eylemin suç olarak tanımlanması için genel unsurların oluşması gerekir. Anlama ve isteme yeteneğine sahip kusurlu birinin kendi iradesiyle oluşturduğu,  icrai veya ihmali bir hareketiyle meydan gelen, kanunda yazılan tanıma uygun, hukuka aykırı bir durum suçtur. Kasten adam öldürme suçunda tek hareketin yapılması yeterli görülür. Yani kasten adam öldürme ‘tek hareketli suç ’tur. Kasten adam öldürme suçunda fiilin nasıl meydana geleceği konusunda bir açıklama yapılmamıştır. Yani bu suçu oluşturan belirli bir fiil yoktur. Böylece ölüm ile sonuçlanan her türlü hareket ile kasten adam öldürme suçu işlenebilir. Bu yüzden kasten adam öldürme suçu ‘serbest hareketli suç ‘tur. Nasıl işleneceği konusunda bir açıklama olmadığından bu suçta önemli olan suçu işleyenin hareketi ile netice arasındaki neden sonuç ilişkisinin varlığıdır. Hareketin zaman içerisinde sürmediği suçun işlendiği an itibariyle tükenen yani ihlalin süreklilik arz etmediği suçlar ‘ani suç’ olarak adlandırılır. Kasten adam öldürme suçu ise ani bir hareketle işlenebilir. Örneğin aniden boğazının kesilmesiyle öldürülen kişi ani bir hareketle öldürülmüştür.

Kasten öldürme bir kişinin bilerek ve istenerek öldürülmesidir. Öyleyse mağdura yapılan hareket ölüme sebebiyet vermesi gerekir. Biri büyük bir istekle kişiyi öldürmek istemiş bunun için her şeyi yapmış ancak ölüm gerçekleşmemişse kasten adam öldürmekten bahsedilmez. Burada işlenen suç adam öldürmeye teşebbüs olur. Bir diğer önemli durum ise illiyet bağıdır. Yani failin işlediği hareket ile netice arasında illiyet bağı bulunması gerekir. Eğer öldürülen failin onu öldürmek istediği eylemi sonucunda ölmüyorsa failin hareketi kasten adam öldürme suçunu oluşturmaz. Çünkü ölüme neden olan hareket failin hareketi değildir. Örneğin fail mağduru öldürme niyetiyle yaralıyor ancak mağdur hastanede çıkan yangın içerisinde yanarak ölüyorsa burada failin kasten adam öldürme suçunu işlediğinden söz edilmez. Başka bir durumda failin hareketi tek başına mağdurun ölümüne sebep olacak nitelikte değilse yani ölümün gerçekleşmesi için farklı bir durumun daha gerçekleşmiş olması gerekiyorsa kasten adam öldürme suçunun işlenildiği sonucuna varılmasından önce failin durumunun incelenmesi gerekir. Failin bu durumu bilip bilmediği, failin bunu öngörüp öngöremediği, öngörülmesinin mümkün olup olmadığı failin sorumlu tutulup tutulmamasında önemlidir. Örneğin fail mağdura bıçakla saldırmış ancak mağdur bıçak yüzünden değil sahip olduğu bir sağlık sorunu yüzünden öldüyse failin bu sağlık sorununu bilip bilmediği gibi durumlar fail hakkındaki suça karar verilmesinde ayrı ayrı değerlendirilir.

Kasten Adam Öldürme Suçunun Nitelikli Hali

Suçun olağan haline ilave edilen bununla birlikte cezanın artmasını ve azalmasını sağlayan sebep olan hallere suçun nitelikli hali denir.  Kasten adam öldürme suçunun nitelikli hali 5237 sayılı Türk ceza kanunun 82. Maddesinde düzenlenmiştir.

Tasarlayarak Kasten Adam Öldürme

Tasarlayarak kasten adam öldürme Türk Ceza Kanunun 82. Maddesinin 1-a bendinde düzenlenen suçun nitelikli hallerinden biridir. Kanunda detaylı bir şekilde açıklanmayan tasarlayarak öldürmenin Yargıtay kararlarında daha detaylı açıklanmış halini görmek mümkündür. Tasarlama önceden düşünülerek planlı bir şekilde işlenen bir suçtur. Aniden işlenilen bir suç değildir.

Yargıtay bir kararından kasten öldürme suçunu tanımlayıp nitelikli halinin tasarlayarak öldürme olduğunu belirttikten sonra tasarlama kavramının açıklamasının kanunda verilmediğini söyleyerek tasarlamaya değinmiştir. Yargıtay’a göre tasarlama öğreti ve yargısal kararlara bırakılmıştır. Yargıtay şunlara değinmiştir: Öğretide yer alan tasarlama iki görüş ile açıklanmıştır. Bunlardan biri soğukkanlılık diğeri ise planlama teorisidir. Soğukkanlılık teorisinde tasarlayarak öldürme suçunu işleyen kişide görülen bir soğukkanlılık vardır. Bu kişide birinin hayatına son verirken heyecan duymamış olması ruhsal bir kötülüğün göstergesidir. Fail öldürme kararını önceden almasına rağmen araya girmiş olan zaman kararından vazgeçmesine engel olmamıştır fail kararını değiştirmemiştir. Planlama teorisine göre önceden kararlaştırılan hazırlanan ve planı yapılan bir tasarlayarak öldürme suçu söz konusudur. Burada yapılan hazırlık, tuzağa düşürmek amacıyla yapılmış ön çalışma, mağduru veya maktulü bulma, yanıltma ile öldürmeyi planladığı kişi öldüreceği yere getirme gibi olabilmektedir. Fail önceden hedeflediği suçu işlemeyi hayata geçirmek için ihtiyacı olan araçları belirleyip temin ederek suçu nasıl gerçekleştireceği hakkında plan kurmaktadır.

Eski Türk Ceza Kanunun yürürlükte olduğu zamanda ceza genel kurulunun bir kararıyla failin bir kişiye karşı suç işlemeye sözünde direngen olarak yani kararı sonuna kadar uygulamayla ve koşulsun kararında durması suçu işlemeden önce soğukkanlılıkla yapmak istediğini düşünmesi bunun sonucunda ulaştığı ruhsal sakinliğe rağmen verdiği karardan vazgeçmeyip direnerek bu durum içerisinde fiilini gerçekleştirmeye başlaması halinde tasarlama söz konusudur. Tasarlama durumunda fail içinde bulunduğu zaman içerisinde aniden verilen bir kararla suç işlememektedir. Suçun işlenme kararının verilmesi ile fiilin icrası arasında geçen bir süre vardır. Fail bu sürede suç işleme kararını gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceğini düşünmekte fakat tasarlamış olduğu suçu işlemekte karar kılmaktan bu kararından dönmemektedir. Failin bu suçu işlemekten vazgeçip bu suçu işlememesi ancak sonradan ani bir kararla bu suçu işlemesi durumunda tasarlamadan bahsedilemez. Suçun işlenme kararı ne zaman verildiği failin verdiği karar ile eylemin ne zaman gerçekleştirdiği mevcut inandırıcı belgeler ile belirlenmeli suç işleme kararı ile eylem arasındaki süre zarfında ruhi sakinliğe ulaşılıp ulaşılmayacağı araştırılması yapılmalıdır.

Tasarlama ile ilgili Yargıtay’ın açıklamalarından yola çıkarak tasarlayarak kasten adam öldürme suçu titizlikle değerlendirilmeli failin durumu incelenmelidir.

İhmali Davranışla Kasten Adam Öldürme Suçu

İhmali davranışla kasten adam öldürme suçu. Bir şeyin yapılması gerekmesi ancak yapılmaması ihmali bir harekettir. İhmali suç ise emredilen bir kurala aykırılıktır. Yasalar kişilere belirli kurallara uymalarını emrederler. Bu yapma ve yapmama şeklinde olabilir. Yasada suç olduğu belirlenen fiillerin işlenmesi bir eylemin yapılmasıyla kurala aykırılık oluşturduğu gibi belirtilen fiillerin yapılmaması da hukuka aykırılık oluşturur. Örneğin kişiye verilen görevi ihlal etme gibi. İhmal burada kişiden beklenilenin yapılmamasıdır. İhmali suçun gerçekleşmesi için sadece hareketsiz kalmak değil failin suç tipinde belirtilmiş olmasına rağmen bu hareketi yapmamış olması gerekir. Örneğin Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihlal eden kişi gibi. Bir hareketin yapılmasının yasaklanması fakat yine de yapılması icrai suçtur. Örneğin adam öldürmek yasaktır. Birini öldüren kişi yasaklanmış bir eylemi yaparak icrai bir suç işlemiş olur. İcrai suçların ihmali olarak işlenmesi mümkündür. İhmal suretiyle icra suçu belirli bir neticenin meydana gelmesini önlemek için özel bir yükümlülük altında bulunan kişi tarafından işlenebilir. Kişinin bu yükümlülüğü sözleşmeden mevzuattan veya örf adetten doğabilir. Bunun yanı sıra fail yükümlülüğü ile birlikte neticeye engel olabilme imkanına sahip olmalıdır. Kişinin yapmasının mümkün olmadığı bir davranış ondan beklenmez. Kasten adam öldürme suçu ihmali bir davranışla işlenebilir. Böylece kasten adam öldürmede ihmal suretiyle icra suçundan bahsedilebilir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 83. Maddesi ihmali davranışla kasten adam öldürme suçunu aşağıdaki gibi açıklamaktadır:

Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi

Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm

neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa

eşdeğer olması gerekir.

(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;

a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir

yükümlülüğünün bulunması,

b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması,

Gerekir.

(3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet

hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer

hallerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.

Kasten Adam Öldürme Manevi Tazminat

Kasten adam öldürme manevi tazminat. Maddi tazminat davası hukuka aykırı eylem ve işlemler yüzünden kişinin malvarlığında oluşan azalmanın giderilmesi amacıyla açılan bir dava türüdür. Manevi tazminat davası ise hukuka aykırı eylem ve işlemlerin bireyde yarattığı üzüntü, keder yıpranmışlık gibi manevi zararların karşılanmasını amaçlayan bir dava türüdür. Kasten adam öldürme suçunun mağduru olan kişinin ölümü nedeniyle bu kişinin yakınları öldüren kişiden(öldüren kişiye yardım edenler varsa onlardan da) uğradıkları maddi manevi zararların karşılığında tazminat isteyebilirler. Ölen kişinin yaşı gerisinde kimleri bıraktığı, geride bıraktığı kişilerin yaşı vb. gibi durumlar maddi tazminatın belirlenmesinde değerlendirilir. Manevi tazminat bir ceza değildir bunun yanı sıra manevi tazminat ödenmesi gereken kişinin zenginleşmesi hedefiyle bu tazminatın ödenmesine karar kılınmaz.

Kasten Adam Öldürme Meşru Müdafaa

Kasten adam öldürme meşru müdafaa. Meşru müdafaa, bir kişinin kendisine karşı veya üçüncü bir kişiye karşı haksız saldırıyı mevcut durumu ve olanaklarıyla ölçülü bir şekilde defetmesidir. Meşru müdafaa meşru savunma olarak da adlandırılır. Saldırının engellenmesinde önemli bir yere sahiptir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 25. Maddesinde yer alan meşru müdafaa hukuka uygunluk nedenini oluşturur. Saldırıdan kurtulmak amacıyla orantılı bir güç ile savunmada bulunan kimse meşru müdafaadan yararlanarak cezalandırılmaz.

Kasten adam öldürme suçunun meşru müdafaa amacıyla işlenmesi mümkündür. Böyle bir durumda maktulün ölümüne sebep olan fail cezalandırılmaz. Ancak sınırın aşılıp aşılmadığı ve meşru savunmaya ilişkin hükümler detaylı olarak incelenmelidir.

Kasten Adam Öldürme Ağır Tahrik

Kasten Adam Öldürme Ağır Tahrik. Haksız tahrikbir kişiye karşı yapılan haksız eyleminin o kişinin kendi içerisinde meydana getirdiği derin etki ile suç işlemesine sebebiyet vermesi durumudur. Haksız tahrik ceza sorumluluğunda azalmaya neden olmasıyla verilecek cezada da indirim sağlar. Haksız tahrik sebebiyle suç işleyen failin kusurluluğunda azalmadan söz edilebilir.  Haksız tahrike 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 29. Maddesinde yer verilmiştir. Ancak haksız tahrikin şartları kanunda sayılmamıştır. Detaylı açıklaması yapılmayan haksız tahrik ‘haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimsenin’ ceza indiriminden faydalanacağı şeklinde belirtilmiştir.

Kanunda sayılmamış olsa dahi haksız tahrikin oluşması için gerekli şartları Yargıtay kararından yola çıkarak belirtmek mümkündür. Öyle ki haksız tahrikin oluşmasına sebep olan bir fiilin bulunması gerekir. Yani failin haksız tahrikten yararlanmasını sağlayan mağdurun fiili gereklidir. Mağdurun haksız bir fiil oluşturacağı kaygısıyla failin suç işlemesi onun haksız tahrikten yararlanmasını sağlamaz. Haksız tahrike sebep olan fiilin haksız fiil niteliğinde olması gerekir. Yani fiilin haksız bir fiil olarak kabul edilebilir nitelikte olması gerekir. Bunun yanı sıra haksız tahrike neden olan fiil faile karşı olmalıdır. Ancak doğrudan failin şahsına karşı olması zorunlu değildir. Failin yakınına onun için değerli olan kişiye karşı da olması mümkündür. Faile yabancı bir kişiye karşı yapılan bir fiil durumunda failin haksız tahrikten yararlanması için bu fiilin failde öfke veya elem yaratabilecek nitelikte olması gerekir.

Fail, öfkenin veya derin elemin etkisi içinde olmalıdır. Bunun anlaşılması için failin önceki davranışlarına bakılabilir. Yine haksız tahrikin oluşması için failin işlediği suç içinde bulunduğu öfke ve elemin sonucu niteliğine olmalıdır. Faile yapılan harekete tepki olarak oluşan bir fiil olması önemlidir. Bu fiil tasarlandıysa haksız tahrikten bahsetmek mümkün olmaz.

Cinayet Davası Avukatı yazımızı da okuyabilirsiniz.

3 thoughts on “Kasten Adam Öldürme Suçu ve Cezası

  1. Gülhanım Reply

    Benim oğlum cinayet suçundan yargılanıyor. Cinayet davalarına bakan iyi bir avukat tutmak istiyoruz. Adam öldürme suçlarına baktığınızı ve çok iyi ağır ceza avukatı olduğunuzu duydum. Bana yardımcı olur musunuz?

    • Avukat İdil Su Aydın Post authorReply

      Merhaba Gülhanım Hanım, 05370388208 nolu telefondan arayarak oğlunuzun yargılandığı kasten adam öldürme davası ile ilgili detaylı bilgi alabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir